5 Ocak 2011 Çarşamba

İrem'in Etkinlikleri....

Bu arada kızlarımın bloğuna 100.yazımı yazıyorum.Bayağı bir ağır gitti.Oysa yazılacak anlatılacak öyle çok şeyler var ki. Bazıları anııı yansıttığı için zaman aşımına uğrayan türden ama bazılarının da resimlerini yükledim picassa albümüne fırsat buldukça yazacağım. Önceki postumda İrem'le aramızda geçen tatsız diyalogdan bahsetmiştim.O gün yaşadığımız akşamdan ertesi günün akşamına kadar süren kırgınlığımızı fazla uzatamadım tabii ki.Çünkü İrem'de oldukça üzgündü ve hatasının farkındaydı. O nedenle daha fazla ona da kendime de haksızlık edemedim. Gerçekten fazla tenkit almaktan hoşlanmıyor veya nasihat. Ama gerçekten çok zor bir durum. Bütün bunların dışında derslerinde iyi olmasına rağmen yazılı notları çok iyi gelmedi. Öğretmenleri de derstte işlediği konuları, yazılıda yapamamasına şaşırdılar. Evde çalıştırdığımızda da yapabildiği konuları yazılarda neden yapamadığını ise tamamen dikkatsizliğine bağlıyoruz. Ama aslında düzenli çalışmada yapmıyor. Ben sürekli kızıma okulda öğrendiğiniz konuları eve geldiğinde tekrar etsen, unutmazsın ve yazılılarda da fazla çalışmak zorunda kalmazsın diyorum. Ama dinleyen kim. Hemen hemen hergün İrem'e biz ders çalıştırıyoruz. Bu görevi daha çok eşim üstleniyor. Bende ufaklıkla ilgileniyorum. Onunla faaliyetler yapıyoruz, resimler çiziyoruz, boyamalar yapıyoruz, puzzle yapıyoruz. Hepsiyle ilgili ayrıntıları daha sonra yazmak istiyorum. Bu yıl Deren'im de resim konusunda kendini bayağı bir geliştirdi. Ayrıca ablası resim çizmeyi seviyordu ama boyamayı sevmiyordu. Minik kızım çok güzelde boyama yapıyor. Minik resimleri bile taşırmadan boyayabiliyor. En çok da puzzle yapmaktan hoşlanıyor.O nedenle ona en çok aldığım puzzle oluyor.

Neyse burada yine İrem'in etkinliklerinden bahsedeceğim. İrem'in bu yıl etkinlikleri oldukça fazla. Özellikle müzik tutkusu arttı. Herşeyin önüne geçti diyebilirim. Tabii bunda öğretmenimizin etkisi de çok büyük. Okulumuzun müzik sınıfı da var. Piyanomuz var müzik sınıfında. İrem piyano çalmaya bile başlamış.Öğretmenleri her öğrenciden melodika edinmelerini istemiş. Bu alet hem piyano çalmayı, hemde flütü bir arada çalabilmeyi amaçlayan bir alet. İrem her akşam mutlaka yazılısı olsun olmasın odasında çalar. Ayrıca yeni öğrendiği parçaları bize de gelir dinletir. Bunun dışında tiyatro etkinlikleri de var. Ayrıca voleybol oynamaya başladı. Beden eğitimi öğretmenimiz oluşturduğu takım için lisansda çıkarttı. İrem'den oldukça memnun. Mükemmel oynadığını söylüyor. İnşaallah diyorum. Belki çocuklarının yoğun  etkinlik içinde olmaları aileleri endişelendirebilir ama hepsinin zamanı ve yeri olduğu sürece çok da faydalı olacağını düşünüyoruz. Mesela voleybol çalışmalarımız hafta sonu(cumartesi-pazar) akşam 6.00-8.00 arası. Yalnız ailecek programımızı ona göre ayarlıyoruz. Antremanlarını aksatmamaya çalışıyoruz. Tiyatro çalışması da hafta içinde belirli günlerde ve öğleden sonra okul çıkışında (3-50'dan sonra). O nedenle endişelenecek bir durum söz konusu değil. Geçen yılki öğretmenimiz beş yıl boyunca çocuklara hiçbir etkinlikte yer aldırmamıştı. Birgün ben bunu dile getirdiğimde derslerini etkilediğini, derslerden geri kalabileceklerini söylemişti. Dediğim gibi yeri ve zamanı ayarlandığı sürece ben sakınca görmüyorum. Müzik çalışmalarını da zaten müzik derslerinde yapıyorlar. Resim konusunda ise İrem boyama çalışmaları yaptıkları için ilgisiz bu yıl. Öğretmeni de bu konudan yakınıyor. Çok güzel çiziyor ama boyama yapmaktan hoşlanmıyor diyor.
Yukarıdaki resimde bir cumartesi öğlen, başka bir okulun takımı ile yapılan karşılaşmadan görüntüler. Karşı takım iki yıldır çalışıyormuş. O nedenle bizimkileri yendiler ama bizim öğretmenimiz benim çocuklar üç aydır çalışıyorlar o nedenle iyiydiler dedi. Ayrıca çocukların sık sık bu tür karşılaşmalar da yapacaklarını söyledi.Gerçekten çok özverili ve çalışkan bir arkadaşımız. Evli ve bir de çocuğu var. Ama işini de büyük özveri ve sevgiyle yapıyor.

Yine öğretmenimiz o gün karşılaşmaya mutlaka benimde gelmemi söylemişti. Ben de belki Deren'le rahat izleyemem diye düşündüğüm için pek de gitmek niyetinde değildim. Bunu dile getirdiğimde Deren'de gelsin dedi. Bende peki o zaman geliyoruz dedim ve ertesi günü gittik  hep beraber. İyi ki gitmişim.Çünkü Deren beni şaşırttı doğrusu. Kendisine arkadaş da buldu ve o arkadaşları ile öyle güzel tezahüratlar yaptı ki, herkes onları hayranlıkla seyrettiler. Öğretmenimizinde çok hoşuna gitmiş. Ne tatlıydılar öyle dedi. Deren sürekli İrem,İrem.....diye bağırdıkça; arkadaşı da Aslı, Aslı diye bağırdı. Yani bu minik afacanlar ablalarını desteklediklerini tezahüratlarıyla öyle coşkuyla gösterdiler ki, hem İrem'i oynarken izlemekten, hem de Deren'in tezahüratlarından oldukça keyif aldım. Bu arada karşılaşma başka bir okulda yapılmıştı. Daha önce hiç gitmediğim bir okuldu. Giderken de gelirken de arabayı ben kullanıyordum ve dönüşte arabanın sol ön tekerini kaldırım taşına vurdum. Yokuş çıkarken sola dönüşte sivri kaldırım taşı görünmüyordu ve bende farketmemişim. Araba da yeni, jantlar çelik değil, alimünyum olduğu için biraz yamuldu.Çok şükür bununla atlattık. Cenab-ı Allah daha beterlerinden korusun. 

2 yorum:

kubra zeynep kara dedi ki...

maşallah:D annemde bizim peşimizde koştururdu. o etkinlik senin bu etkinlik benim :D
çok şanslılar maşallah:D

Mehtap dedi ki...

Merhaba Kübracığım, evet şanslılar gerçekten.Artık zamanımızı onlara göre ayarlıyoruz ve elimizden geleni yapıyor,her imkanı sunmaya çalışıyoruz.Belki bizim çocuklarımız o yüzden rahat hareket ediyorlar.sevgilerimle.