10 Aralık 2010 Cuma

İşte Bizim Okulumuz

Burası da büyük kızımın sınıfı. Orta sıranın önden ikinci sırasında dik oturan benim kızım. Burada ilk yılları. Şu an altıncı sınıfta. Küçük kızım gibi o da mutlu burada olmaktan.
Bu resimleri okulumuzun web sayfasından aldım. Okulumuzun törenlerinden birinde.
Okulumuzun bol etkinlikleri var.Her çocuk yeteneğine ve ilgi alanına göre istediği alana yönlendiriliyorlar. Bu konu da öğretmenlerimiz gerçekten çok özverili çalışıyorlar. Hafta sonlarında ve okul çıkışında okuldan ayrılmayıp çocukları çalıştırıyorlar.
Burası okulumuzun bale salonu.

Burası konferans salonu. Burada zaman zaman konserler, seminerler, toplantılar da yapılıyor.Törenler duruma göre bazen burada gerçekleştiriliyor.Okulumuzda tiyatro etkinliği de var.Çocuklarımız yıl sonu ve önemli gün ve haftalar için şimdiden tiyatro çalışmalarına başladılar. Benim kızım da tiyatro da. Çocukları da Türkçe öğretmenleri çalıştırıyorlar.Yakın zaman da görev dağılımları da gerçekleşmiş. Kızım geçen gün söylüyordu. Anne ben şu görevi aldım diye. Ama bunun detaylarını oyunu izlediğim de anlatırım.O da yıl sonunda Mayıs ayında sanıyorum.
Burası kapalı spor salonu. Voleybol ve basketbol oynanıyor. İrem voleybol da oynuyor. Beden eğitimi öğretmenimiz Zekiye Hanım voleybola çok yatkın olduğunu söyledi. Hafta sonları Cumartesi ve Pazar akşam saat 6'dan sekize kadar voleybol da oynuyorlar. Ayrıca sağolsun Cuma akşamları da akşam saat 6'dan 7,30'a kadar bizlere vaktini ayırdı. Birkaç öğretmen arkadaşlarımızla birlikte voleybol oynuyoruz. Kızlarımın öğretmenleri ile böyle bir etkinlikte de bir araya geliyoruz.İrem'de akşam bizimle kalıyor, oda bizimle oynuyor. Çok eğlenceli geçiyor.
Tiyatro gösterisinin ardından
İzci grubu çocuklarımız
19 Mayıs töreninden.Kızlarım o zamanlar kendi okullarında idi. Bu yıl bütün törenlerde onlarda bulunacaklar. Eşim Şubat ayında bu okula atanmıştı. Biz taşınmak için okulların kapanmasını beklemiştik. İrem beşinci sınıfta idi. Bu yıl son senesi ve öğretmenimizi de çok seviyorduk. "Mezun olmasını bekleyelim" dedik. Mezun olduktan sonra zaten öğretmeninden ayrılacaktı. Altıncı sınıfa burada başlaması isabet oldu. Arkadaş konusunda da kızlarım sıkıntı yaşamıyorlar. Sıcak kanlı ve sosyal oldukları için çabuk kaynaşıyorlar. Ayrıca kendilerine olan özgüvenlerinden dolayı oldukça da rahat hareket ediyorlar. Deren ilk zamanlarda törenlerde eşim konuşma yaparken "baba" diye ağlayıp yanına koşuyormuş veya okula ziyarete gelenler olduğunda okulu gezdirirken o zamanda görüp ağlayarak babasının yanına koşuyormuş.Öğretmenlerimiz de o zaman kucaklayıp alıyorlar ve oradan uzaklaştırıyorlarmış. Şimdi ise bu duruma alışmış ve oldukça normal davranıyormuş. Geçen gün eşim sınıflarına ziyarete gittiğinde kızımın sınıf arkadaşları eşimin yanına gelip birşeyler anlatmaya başlayınca, onlara "müdürü yormayın, müdürü yormayın" diye el kol hareketleri yapmış. (Aslında orada biraz da kıskançlığını hissettiriyor. Çünkü ablasına sarılsak, "bana da sarılın".Canım kızım desek İrem'e "bana da canım kızım deyin" diyor. öpsek "beni de öpün" diyor.) Herkesin çok hoşuna gitmiş, çok gülmüşler. Duyunca benimde komiğime gitti. Artık durumun da farkında aslında. Babasının oradaki konumunu idrak ediyor ve normal karşılıyor. Evde baba, okulda ise oranın yöneticisi olduğunun farkına varmış anlaşılan. 
Resimleri yine karışık yüklemişim. Salonumuzun büyüklüğünü göstermek için koydum bu resmi de. Okulun tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.Ayrıca çevre okullardan da birtakım etkinlik veya ihtiyaç anında salonumuzu kendi salonları yetersiz geldiği için kullanıyorlar. Ayrıca dışarıdan sosyal kuruluşlar, sivil toplum örgütleri de salonumuzdan yararlanmak istiyorlar. Mesela konser ve etkinliklerde bizlerde çok zaman davetli oluyoruz. Güzel şeylere tanık oluyoruz. Tabii okulun ihtiyacı olmadığı zamanlarda kullanıyorlar salonumuzu
Tiyatro gösterisinden. Geçen 18 Mart Çanakkale Şehitleri anma töreni için okulumuzun çocukları bir oyun sergilediler ki, çok başarılıydı. Gözlerimiz doldu. O kadar da gerçekçi oynamışlardı ki. Çok duygulandırdılar izleyenleri. Çok büyük alkış aldılar bizden. İnşaallah kızımı da izlemek nasip olur. Şimdi yıl sonu için onlarda çalışıyorlar boş vakitlerinde.
Bunlarda miniklerin gösterisi. Deren'imi de görürüz herhalde. Hiç konuşmadım bu konuda öğretmenleri veya eşimle. Genelde de annelere, velilere süpriz oluyor onların gösterileri.
Okulumuzun yemekhanesi. Okulumuzda öğlen yemekte yiyorlar çocuklar ve personel
Yine bir tören esnasında eşim
Okulun orta bahçesi. Sağ-sol, orta ve arka-ön bahçesi ile oldukça geniş bir alanı var bahçenin. Bahçede çocuk oyun parkı, basket, voleybol potaları, hatta trübin yapılmaya müsait bir alan. Belediyeden trübin yapılması için istekde de bulunmuşlardı. Çocukları atletizme bile hazırlamışlardı sanki daha önceki yıllarda bu bahçede..
Yine 19 Mayıs gösterilerinden.
Çcukların oynamadığı oyuncakları topladıkları kutu. Benim küçük kızımda evde topluyordu.Yukarıdaki resimde bulunan bebek de bizim bebek anlaşılan. Yine minik kızımın muzurluğudur, buraya koyacağım diye tutturmuştur eminim. Sabah evden onlardan önce çıktığım için bilemiyorum ne yaptılar.
Burası fen laboratuvarı
Yine bir sınıftan görüntü. Okulumuzda Görsel sanatlar, teknoloji tasarım sınıfları (2 adet), fen laboratuvarı (2 adet) var, müzik sınıfı var. Her öğretmen derslerini ilgili sınıflarında işliyorlar. Buraya hepsini yüklemem imkansız tabii ki.
Okulumuzun kütüphanesine hayranım ben bir kitap kurdu olarak.O kadar düzenli ki. Burada Türkçe öğretmenlerimzin emeği çok büyük. Çok da güzel bir sistem otutturmuşlar. Alınan verilen kitaplar bilgisayar kayıtlarına da giriyor. Nöbetçi öğrenciler de seçilerek çocuklara bu konuda sorumluluk da veriliyor, tabii öğretmenlerinin de gözetiminde. Okuma masaları da var. Çok rahat ve nezih bir ortam aynı zamanda. Bir sınıfa yetecek kadar masa ve sandalye var. Çocuklar burada da okuyup, ders çalışabilirler.

Bu da yaşlılar haftasında okulumuzun öğrencilerinin büyük anne ve büyük babaları için düzenlenmiş törendi. Buradaki büyüklere törende torunları ile çekilmiş resimleri çerçeveletilip, hediye olarak verilmişti.
Kısaca okulumuzun tanıtımını yapmaya çalıştım. Bundan sonrasında da kızlarımın içinde bulunduğu anlar ve etkinliklerle kısaca anlatmaya çalışacağım. Sevgili  Deli anne okulumuzun tanıtımını biraz da sizin için yaptım. Bu arada nerede olduğunu sormuştunuz. Ankara-Çayyolunda okulumuz. Sevgilerimle.

9 Aralık 2010 Perşembe

Minik Kızımın Kreşinden

Minik kızımın şimdiki kreşinden. Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi kızlarımın okulu eşimin yöneticisi olduğu okul. O anlamda çok rahatız. Öğretmenlerimizin hepsi arkadaşımız.
Birçok ortamlarda da bir araya gelebiliyoruz. Ancak ilginçtir yazın çok sık uğradığım okula pek uğrayamadım okullar açıldığından beri. Eşiminde gün içinde işleri çok yoğun olduğu için çocuklarımızın sınıf içindeki etkin hallerini çekemiyoruz.Gerçi eşimin fırsat buldukça kendi cep telefonundan çektikleri var. Ama sınıf içi yok sanıyorum. Kızlarımın öğretmenleri ile de konuşuyor fırsat buldukça. Geçenlerde biraz erken okula uğradığımda minik kızımın öğretmeni beni yakaladı "müsaitseniz sizinle anket sorularımız üzerine hem sohbet edelim, hem de anketimizi cevaplayalım" dedi ve ben de "tabii olur "dedim. Hemen beni sınıfa aldı, birlikte hem kahvelerimizi içip, sohbet ettik, hem de soruları cevapladık. Ayrıca birgün sınıf içi birlikte etkinlik yapmaktan bahsetti . Ben de "müsait olduğum bir gün ben sizi arar, gelirim" dedim.Öylece karar aldık ama hala gideceğim.Neyse önümüzdeki hafta gitmeyi düşünüyorum.Diğer kızımın öğretmenleri ile de görüşürüm. İrem 'de "anne niye hiç gelmiyorsun" deyip duruyor. Yukarıdaki ilk resim okulun ilk açıldığı güne ait. Açılışımız çok güzel olmuştu. Palyaçolar gelmişti. Çocuklarımız pastalarını yemişler, palyaçolar ile eğlenmişler ve palyaçonun ellerinden hediyelerini almışlardı. Ancak buna rağmen okula ilk başlayan çocuklardan ağlayanlar da vardı.O zaman bu öğretmenlerin işi çok zor diye düşünmüştüm.Hatta Deren'de onlardan etkilenmiş ve beni bir an bile bırakmamıştı.Yanından ayrılmak için kaçmak zorunda kalmıştım. Çünkü işe gitmek zorundaydım. Şimdi ise çok seviyor kreşini canım kızım. Herşeyin bilincinde üstelik.
İlk güne ait sadece kamera görüntülerimiz var. Cep telefonumdan ise ancak bu resimleri çekebilmiştim. Ama ilk fırsatta bu resim adetlerini çoğaltacağım. Çok ihmal ettim doğrusu. Diğer kreşinde de oldukça bol resimler çekilmiş bize CD olarak vermişlerdi. Bazen de biz fotoğraf makinemizi bırakıp çektiriyorduk, şimdi onlar da hatıra olarak kaldı ne güzel. İlerisi için çocuklarımıza hatıra. Gerçi burada da çekimler yapılıyordur. Muhtemelen onlara da sahip oluruz. daha dönem başlarındayız ama bana uzun zamandır uzak kalmışım gibi geliyor nedense...Şimdilik kızımın yeni kreşinden anlatacaklarım bu kadar. Bol etkinlikli, bol resimli, bol malzemeli başka bir paylaşıma kadar sağlık,esenlik ve mutluluklar diliyorum.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Ne Güzeldir Miniklerle Oynamak

Yine geçmişe dönük bir paylaşım. O dönemlerde pek yazasım, çizesim yoktu, olsa bile fırsatım yoktu. Yeni gündemlerimizden bahsetmeden eskileri de es geçemedim ve paylaşmak istedim .

Minik kızımın önceki kreşinden kısa bir video görüntüsü. Çocuklarımızla birlikte öğretmenlerimizin eğlendiğini gördüğüm de ben de keşke okul öncesi öğretmeni mi olsaymışım demekten kendimi alamıyorum...:)) Söyledikleri şarkı pek anlaşılmıyor ama çocuklarımız kadar eğlendiklerini görebiliyorum. Bir ara benim kızım tokasını taktırmak için Nihal öğretmenine yaklaşıyor ve tokasını taktırıyor.Sonra da kafasını sallıyor. İşte O benim Kızımm..:)))

7 Aralık 2010 Salı

Yazdan Kalma Bir Anımız..

Yine gecikmiş bir yazı. Bu yaz başı başka bir semte taşındığımızdan bahsetmiştim. Eşimin işi ve çocuklarımızın da buna bağlı olarak okulu için gerekli bir durumdu. Ayrıca benim iş yerime de oldukça yakınlaşınca en mantıklısı bu olacak diye düşündük. Kendi evimizi kiraya verip, şu an ki bulunduğumuz semte taşındık. Hal böyle olunca minik kızımın kreşinden de uzaklaştık ve yeni eğitim öğretim yılında nasıl olsa ayrılacağı diğer kreşinden almak zorunda kaldık.O nedenle yaz boyu boş da kaldılar. Ama bu arada alternatifimizi özel kreşten yana kullandık, yaz sezonu için sadece. Ancak Deren'ciğim tatil dönüşü o kreşe gitmek istemedi. Hiçbir şekilde ikna edemeyince eşimle ve benimle yazı bu şekilde idare edelim dedik ve daha çok eşimin yanında idare etti ve arada benimle de işyerime geldi.
İşyerimizde bazen başka arkadaşlarımızın çocukları ile de karşılaşınca iş ortamından da sıkılmadılar. Öğlen yemek saatinde yemeklerini yedikten sonra işyerimizin bahçesinde ve sosyal tesislerinde gönüllerince eğlendiler. Çabucacık da kaynaştılar. Burası yemekhanemizin arka tarafındaki basketbol ve voleybol sahası.
Kurumumuzun bahçesinde oldukça çeşitli meyve ağaçları var. Ayva, şeftali, kayısı, dut, başka meyveler de.Oldukça da yeşil bir alan. Kızımla bu bahçenin içinde öğlenleri vakit geçirmekten oldukça büyük keyif almıştım bende...
Yine bu seferde arkadaşım Sinem'in kızıyla eğlenirlerken. Burada ayrıca tenis kortu da var...Ama çok fazla kullananlardan değilim. Bu arada dışarıda hafta sonu akşamları başka arkadaşlarımızla voleybol maçları yapıyoruz. Çok eğlenceli geçiyor. Bir ara bundan da bahsetmeliyim.
Rengarenk güllerimizin güzelliklerini incelerlerken, ben resimlerini çekmek isteyince böyle poz ortaya çıkmıştı.
Burada da koltukta dönmeye çalışıyor yavrum benim. Odama geldiği zaman odamı inanılmaz dağıtıyordu. Hiçbirşey yerli yerinde olmuyordu. Ayrıca evden getirdiklerini, (kantinden de birşeyler alıyor) hepsi ortalarda onlarla oyalanıyordu. Ayrıca oda da fazla oturmuyor, çevreyle alakalı olduğu için etrafın maskotu konumunda gün geçirmeye çalışıyorduk. Sağolsun katımdaki arkadaşlar işim olduğunda da onlar idare ediyorlardı. Bir yazımızda minik kızımla böyle geçmişti.