14 Eylül 2010 Salı

Dünden...bugüne...:

Küçük kızımızın geçen yıl ki kreşi. Daha önce de belirtmiş olduğum gibi büyük kızımda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi kurumlar çok yaygın değildi. Ben bankada çalışıyorken de evimle çalışmış olduğum bankanın şubesi aynı semtte idi. Bankamızın kreşi de Kızılay-Mithatpaşa caddesinde idi. Çocuklar çok erken saatte servisle Ulus'daki merkez bina da toplanıp, oradan da Kızılay'a tekrar geçmeleri gerekiyordu. Bunun yazı da kışı da olduğu için, küçük çocuğuma kıyamamıştım oralara göndermeye.  Şu an ki Kurumumuza da Bankadan geçme sebebim kreşi idi. Çalıştığım kurum 11 katlı ve bahçesinde kreşi vardı. Ancak kreşi vakıf işlettiği için, resmi bir kreş olmadığından bazı denetimler sonrası kapatılmasına karar verilmişti. Benim kızım iki ay yararlanabildi ben oraya geçtikten sonra. İki ay sonra kapandı. Doğrusu hayal kırıklığı da olmuştu bizim için. Çocuğum gözümün önünde diye çok severek ve isteyerek gelmiştim Kuruma. Ondan öncesi annem bakıyordu ve o da artık yorulmuştu. Bir de kreş yaşı gelmişti.
Neyse özellerden çok memnun kalmamıştım. Birçok şeyler canımız sıkıyordu. Hem inanılmaz yüklü paranızı alıyorlar.Bu da yetmiyormuş gibi herşey göstermelikti. Tamamen vicdan meselesi bu olay. Sırf bu yüzden kreş işletip, benim durumlarımı yaşayan insanların derdine derman olmak istediğim çok olmuştur. Çünkü o duygu ile kendi çocuğum nasılsa, başkalarının çocuğu da öyle, hakkını vermek gerektiğini düşünmüştüm. Bu nedenle küçük kızımda asla özeli düşünmemiştim. Çok şükür ki işlerimiz rast gitmişti ve aşağıda resimlerini görmüş olduğunuz kreşe canımızı, yavrumuzu emin ellere teslim etmiştik. Herşey biraz da kısmet, aslında pek çok da tecrübesizlik itiraf etmek gerekirse. Yine de kısmet olsaydı birşeyler vesile olur, daha iyi şartlar oluşabilirdi. Buna da şükür.Allah tüm yavrularla birlikte sağlıklı,hayırlı,uzun ömürler versin yavrularımıza...Geçen yıl ki Deren'imizin kreşi. Buraya birkaç resimlerini koydum bunlar bile imkanlarını, samimiyetini ve ciddiyetini gösteriyor...Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.Çok tatlı insanlardı. Tüm bu işe gönül vermiş personeli ile.Özellikle Asiye Öğretmen, Nihal Öğretmen ve Mualla Annelerine yavrularımızın.Daha önceki bu yazımda bahsetmiştim. İki tane asıl öğretmenimiz, iki yardımcı öğretmenimiz ve bakıcı annemiz ile birlikte 5 kişi 20 çocukla ilgileniyordu.Ayrıca bunların dışında branş öğretmenlerimiz de ayrı idi. Resim, jimnastik, drama, satranç öğretmenleri aklımda kalanlar. Aşağıdaki resimde drama öğretmenleri ile birlikte çocuklarımız.Çocuğumu eve her geldiğinde yeni yeni şeyler öğrendiğini görebiliyorduk.Özel durumları ile de zaten çok ilgiliydiler.



Sinema, tiyatro, konferans salonları çok güzeldi. Burada zaman zaman hafta sonları uzman psikologlar davet edip velilere yönelik seminerlerde düzenleniyordu ve hepimiz keyif alıyor ve severek gidiyorduk.Çünkü herşeyde sevgilerini ortaya koyuyorlardı.

Dışarı da da çocukları tiyatro ve sinemaya götürmek de programlarında olduğu halde geçen yıl domuz gribi nedeni ile sadece kendi salonlarında çocuklarımıza bu imkanları sağlamışlar. Hatta salonun girişine mısır standı kurulmuş, biletler hazırlanıp, çocuklara temsili sinema havası yaratmışlar.
Aşağıda Öğretmenimiz çocuklarla birlikte....



Ebru sanatı bile tanıtılmış. Yapılışını izliyorlar merakla yavrularımız.


Sarı giyme günümüz....Arka pencerede ki çiçeklerde çocuklarımızın. Hepsinin birer küçük saksı çiçekleri var. Öğretmenlerimiz hergün kendi çiçeklerini sulama görevleri vermiş. Onlara sulatıyorlar tabii kendi gözetimlerinde.

Yemekhaneleri de çok temiz ve güzeldi. Beslenmeleri çok yönlü idi. Zaten üç öğüne başka öğünler de koymuşlardı.Mesela meyve saatleri.Domuz gribi nedenli ile temizliğe ve beslenmeye ayrı birer özen gösteriyorlardı.Eğitimleri yanında bunlarında mükemmeliyetini görmek bize inanılmaz güven veriyordu.Diyorum ya, sevgilerini ortaya koymuşlar.

Resimlerimiz yine karışık konmuş ama tiyatro gösterisini izlerlerken.Nasılda pür dikkatler ama....

Kızımın buradan ilköğretime geçmesini isterdim doğrusu ama şartlar farklı oldu. Şimdi de çok iyi olacak Allah'ın izni ile. Şu an eşimin Yöneticisi olduğu okula başladı.Okulumuzun özelliği okul öncesi ve ilköğretimin bir arada olması. Ayrıca eşim yakından ilgilenebilecek, dahası ablası ile aynı okulda olacaklar.İşte bu nedenle hayatımızda köklü değişiklikler oldu. benim işyerime yakın bir okul, ailecek hep bir arada gibi olduk.Evimizi de taşıyınca büyük şehirde yol stresinden çok şükür kurtulduk. Bundan iyisi can sağlığı. Daha sonra kızlarımla ilgili yeni gelişmelerden de bahsetmeye çalışırım.Herkese sağlıklı, hayırlı günler diliyorum...

7 Eylül 2010 Salı

Günün esprisi...:))

Bu ayaklar küçük kızıma ait.Beni güldüren tarafı da işyerime geldiği bir günde cep telefonumu kaptığı gibi kaşla göz arasında bazı arkadaşlarımın ayakları ile kendi ayağını çekmiş olduğu.O günün hatırası olarak kalsın istedim, tabii sadece kendi ayaklarının resmi.Diğerlerini ise sildim gitti...:)))
Bu ayaklar kime ait. Tahmin edebilecek misiniz bakalım?... Açıklama bayram sonrasına....

Bu arada hepinizin bayramını kutluyor, aileniz ve tüm sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, hayırlı, mutlu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum....