29 Ocak 2010 Cuma

Kızlarımla Geçen Günler ve Bir haftalık Tatilimizden Kareler...

Yine yazıma herkese sağlıklı, huzurlu bir hafta sonu dileyerek başlamak istiyorum.Dün sabah Ankara'ya düşen ilk karımızla güne başladık.karı gören kızlarımın heyecanını görmeliydiniz.Minik kızım bile kar yağmış diye hepimizi uyandırdı.Tabii kar Ankara'lılara böyle bir sürpriz yapınca, İşe gidecekler için de çileler başladı.Sabahleyin eşim arabaya zincir takmak için bayağı zorlandı. Bizde Deren'i kreşe göndermek konusunda kararsızlık yaşarken zaten gecikmeden dolayı kalmasına karar verdik. Deren evde olduğu zamanlar öğlen uykusuna yatmak istemiyor. Yemek ve meyve takviyelerimizde de sorun yaşıyoruz.Bir haftadır evdeyim ama İrem başbaşa geçirmek istediğinden, kreşimizde fazla uzaklıkla olmadığı için ve kreşteki düzenini de aksatmamak adına evde olduğum sürece gönderdik Deren'imizi. Dünde öğlen uykusuna yatmadığı için, yemekten sonra bahçeye çıkardım. Karla bayağı bir oynadılar.Kardan adam yaptık. Daha sonra da eve girdiler.
Geçtiğimiz Pazartesi tatilimizin ilk günü bir arkadaşımla birlikte çocukları tiyatroya götürdük. Çocuklar içeride iken bizde dışarıda bol bol sohbet ettik. Evde olduğum sürece İrem'e ders de çalıştırıyorum.Özellikle İngilizce ve matematik. Resim çalışmalarını tamamlamaya çalışıyor.Resim çizimi süper olmasına rağmen boyamaktan da çok çabuk sıkıyor ve sevmiyor boyamayı.Resim öğretmeni de üzerinde çok duruyor ve yarışmalara katılması için teşvikte bulunuyor ama çizimleri mükemmel bir şekilde yaptıktan sonra, birilerinin de onu boyaması gerekiyor maalesef.Ama tabii öğretmen de, bizde bunun doğru olmadığını düşünüyoruz o nedenle bir türlü bu yarışmalarımıza katılımı sağlayamadı.İhmalkarlığından hep süreyi geciştirdi. İçinde istek olmayınca da, heves olmayınca da bu sefer üstüne düştüğümüzde daha çok isteksizlik oluyor.Halbuki destek olmaya çalışıyoruz ama yok, böyle sorumluluklar altına girmek istemiyor.Son derece özgür ruhlu.İrem'de hem hırs yok, hem de sorumluluk duygusu gelişmedi.Çok da önemsemiyor yaptığı bir işi. Bunu nasıl sağlayacağız bilemiyoruz.Bu yönü bizi bayağı bir zorluyor.Ders çalışmayı da sevmediği için okul başarısını etkiliyor.Öğretmenimizde çok zeki ama çalışmıyor diyor. Sosyal, görsel yönden çalışmadığı halde başarı gösteriyor ama matematik ve ingilizcemizi biraz daha geliştirmemiz gerekiyor.Aslında alıştırmalar yaptırdığımızda onları da çok güzel yapıyor ama dediğim gibi önemsemiyor.Sıkıntıya gelemiyor.
Akşamlarıda kızlarımla bazı etkinlikler yapıyoruz. Kreşde yaptıkları halde maksat birlikte olmak adına kızlarımla oyun hamurları ile etkinlikler yapıyoruz.Bazen de gerçekten kurabiye hamurları ile kurabiyeler yapıyoruz.Birlikte olmaktan büyük bir keyif alıyorlar.Aşağıda minik kızımın yaptığı gülen bebek ve balıklar.Gözlerini ,burnunu,kısaca ayrıntılar da miniğimize ait. Bundan başka puzzl larımızlada oynuyoruz.

Bazı akşamları eşim İrem'i çalıştırırken bende Deren'le hafıza oyunları oynatıyorum.Buraya resimlerini koymayı unuttum ama bazı resimli kartlarımız var.Onları karıştırıyoruz. Yere diziyoruz.İnceledikten sonra gözlerini kapatıyor, sayı saymaya başlıyor.O sıra bizde kartın yerini değiştiriyoruz.Hangisinin yerini değiştirdiğini bulmasını istiyoruz.Birkaç kez o buluyor. Arada da biz aynı şekilde gözlerimizi kapatıyoruz o saklıyor, biz buluyoruz.Bunun gibi oyunlar işte...
genelde kızlarımla geçirdiğimiz günler bu şekilde.Tabii arada didişmeler, kızgınlıklar, gerilmeler de olmuyor değil.Herşey toz pembe olmuyor.Özellikle akşamları meyve salatası yapıp bu oyun aralarında yedirmek istediğimde, yemek konularında beni bayağı bir gerdiklerini söyleyebilirim.İrem artık fazla üzmese de ufaklıkla bayağı bir mücadele ediyoruz.
Yine taslak olarak yazılmış yazı.Yazım hataları olup olmadığını bilmiyorum.Güncemiz olduğu için o an yazıldığı için arşivlemek adına yayınlıyorum.





Hiç yorum yok: