23 Ağustos 2009 Pazar

...:))))


Şu an kızlarım sevgili Erol EVGİN'in "etme eyleme canım" şarkısına eşlik edip, dans ediyorlar.Üstelik yemek yerken şarkılar öyle bir coşturdu ki, yemeği yarım bırakıp ayağa fırladılar. Ahhh! bu kızlar bir alem yaa!.Şu an eşim kamerayı kaptı, ben de fotograf makinasını kaptım ve hemen sıcağı sıcağına naklediyorum buraya. Bu arada Deroşum etme eylemeye itekleme diyor.bazen başa sardırıyor. "İteklemeyi aç" diye.Sabahta araba da sürekli bu şarkıyı istiyormuş.eşim tek tek şarkıları geçerken hayır bu değil, bu değil, tam şarkıyı açarken hahh! tamam bu diyormuş ve arka koltukta şarkı ile coşarak kreşine gidiyormuş...Erol ağbimizi çocukluğumda ben de keyifle dinlerdim ve hayranıydım.Şimdi benim çocuklarımda sevdiğine göre nesilden nesile unutulmayacak. Çok özel, değerli, saygıdeğer ve unutulmayacak sanatçılarımızdan kendileri de...

Yaz Akşamı...

Güzel bir yaz akşamından, keyifli, hoş, tatlı esintili geçen bir an...

:)))

İrem kardeşini zaman zaman süslüyor.Bazen de çocuğu çok komik hallere sokuyor.Biz de gülmekten kırılıyoruz.Ne bulursa takıyor takıştırıyor. Minik de bütün kız çocukları gibi süse püse meraklı olduğu için o da durumdan hiç şikayetçi olmuyor tabii ki. İrem bana, o da ablasına özeniyor. İrem benim eşyalarımı kullanmak istiyor, o da ablasınınkileri.
İrem zaman zaman da kardeşinin saçlarını tarıyor, örüyor, tokalıyor. Bu durum bazen benim de işime yaramıyor değil yani.Çünkü herşeye bazen yetişemiyorum. Bundan bazen büyük keyif alıyor. Ufaklıkta tabii bu durumdan dolayı ablasına boyun eğince, İrem sanki oyuncak bebeğin canlısıyla oynuyor gibi hissediyorum kendimi diyor...

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Resimler Konuştu Bu Sefer...


Ben bu günlerde susmak istiyorum.Pek yazasım yok ama en çok kızlarımın bloğunu güncellemek istiyorum.Ama olur olmadık, havadan sudan şeyler yazmak da istemediğim için, yazacak önemli konu bugünlerde bulamıyorum. O nedenle bende dedim ki, bu sefer de "ben susayım resimler konuşsun"...dedim ama resimler puslu oldu photoshop'da...Artık idare edeceğiz. Çünkü yenilemeye hiç vaktim yok maalesef.Sevgiler...

14 Ağustos 2009 Cuma

:))))))))))))))

Baba ve abla ile öğretmencilik oynuyorlar.Öyle kaptırdı ki kendini.Bayağı bayağı ciddi ve düzenli bir öğrenci konumunda.
"Öğyetmenim, benim akadaşım bana kötü öynek oluyo ya, deysleyimi yaptım,puyoplemimi çözdüm ya" diyor.Terliklerini giyiyor.
"teys oldu değil mi öğyetmenim" diyor. düzeltiyor.
"öğyetmenim çoyaplayımı giydiysene" diyor.Babası da bunlar kirlenmiş annene ver diyor.
"Ama benim baççada yok" diyor.
"bi tane ablam var,kardeşim de var".üçünün adı da cerenmiş.Sabah kardeşini kaldırıyor muş.
"Kadeşim kalk yemek yiyeceğiz diyoyum.ben kendi yatağımı da topluyorum, kadeşimin yatağını da topluyoyum,ablamın yatağını da topluyoyum.
Babası kardeşin nerede yatıyor diyor.Biraz düşündükten sonra
"dolapda yatıyoy" diyor.Telefon
"benim"
diyor. nereden aldın diyor.babam verdi diyo.Babam nereden aldı diyor.Parayla aldı.Parayı nereden aldı diyor cebinden veriyo.Cebine nasıl geldi diyor.adamlar verdi ya diyor.Telefondan ablayı da arıyor.Nerdesin diyor, kardeşim nerede diyor.Araba yok babam götürdü yaa diyor.Babasına öğyetmenim diyor hep.sonra bi ara baba dedi.sonrada öğyetmenim ben seni babam sanmıştım diyor.Şu an içeride oynarken bende buradan yazmaya çalışıyorum ama o kadar ağzı laf yapıyor ki maalesef yetişemiyorum.
"Ama ama öğyetmenim şimdik beni dinle"
Yine telefonla kardeşi ile konuşuyor."yatsana" diyor."Ben okudayım". Sonra kızıyor."Küstüm sana bir daha senin ablan olmayacağım" diyor.

Hangi birini yazacağımı şaşırıyorum.Çok anlamsız oldu ama keşke kelimesi kelimesine yazabilseydim.Çok muzip konuşmalar, bilmiş laflar ediyor.Bunlar biliyorum ileri de unutulacak cinsten anlar olduğu için yazmak istiyorum ben.Çocuklarımın güncesi burası, her ne kadar günlük yazamasam da.oyuncak materyallere karşı son derece ilgisiz.Rol odaklı,dramatize oyunlar daha çok ilgi alanına giriyor.Ne dersiniz minik kuzum da aktris mi olacak acaba?Şaka Şaka...şaka bir yana Bu hallerine hala inanamıyorum.Son üç yılımız da o kadar çabuk geçti ki...Cenab-ı Allah sağlıklı,hayırlı,uzun ömürler versin inşaallah yavrularımıza.AMİN!..

4 Ağustos 2009 Salı

R' ler Üzerine...:))

Deren'imin üç yaş itibari ile konuşmalarında "R" lere yer olmayan kelimelerini de ileri de hatırlamak adına yazmak istiyorum.Konuşmaya başlayalı neredeyse bir yıl olacak ama aklıma gelmedi bir türlü yazmak.Önceleri yeni söylemiş olduğu kelimeleri yazıyordum.Çok da iyi oluyordu.
Hatta yeni yeni konuşmaya başladığında " cep" ile "çöp" tersten söylemesi bizi bayağı eğlendiriyordu. Onunla ilgili burada da yazmıştım hatta. Şimdi "R" lere yer olmayan kızımın incilerine:
Oluy- Olur
İyem-İrem
Ayaba-araba
Tetettül edelim- Teşekkür ederim
teloton-telefon

1 Ağustos 2009 Cumartesi

İrem'in Yaz Kitapları..:))

Bunlar İrem tatilde okuması için aldığım kitaplar. Hepsi de harikaydı. Ara ara elime alıp inceledim.Zaten alırken de incelemiştim. İlk fırsatta bende okumak istiyorum. Birinci kitap(yazarı Çiğdem CAN-Kitabın adı-kolay, kısa ve keyifli bilim) bilimi çocuklara eğlenceli yönüyle anlatırken, ileride bilime dair konular geldiğinde kolaylıkla hatırlamasını sağlayacak.Yani öğretirken de güldüren bir kitap. İkincisi ise dünyaca tanınmış ve isimlerini tarihe yazdırmış olan ünlülerden bahsediyor.Bu kişilerin zor koşullarda yaşadıkları hayatı ve buna rağmen yoksul olmalarının başarılarına, ideallerine ulaşmak için engel olmadığına tanık olduğumuz ve çocukların en güzel şekilde kavrayabileceği bir dille yazılmış. Başkalarının hayatı hep ilgimizi çekmiştir ya, bundan yola çıkarak İrem'in bu insanlardan ders alabileceği, etkisinde kalabileceği ve daha çok sorumluluk sahibi olabileceğini düşünerek bu kitabı aldım ve okudu ve çok şey öğrendi.Daha da önemlisi ileride genel kültür bilgisi olarak aklında kalacağını da düşünüyorum. Üçüncü kitabımız da macera kitabı. İrem son zamanlarda arka sokaklara takılmıştı. Öyle ki internetten bile indirip diğer bölümlerini izliyordu. Öyle etkisinde kalmış ki, "ben büyüyünce polis olacağım" diyor. Nerede polis görse, onlara meslekleri hakkında sorular soruyor.Doğrusu ben polis olmasını istemem.Zor bir meslek. Yine de hayırlısı. Daha çok fikir değiştirirler.
İrem bu yaz babasının çocukluğundan kalan kitapları da okudu. Eşim'ler iki kardeşler. Kendisinden on yaş büyük ağabeyi var.Kendisi en küçük olduğu için kitapları bu zamana kadar kalabilmiş. Oysa biz üç kardeşiz ve en büyükleri benim. Benden sonra iki kardeşim var. O nedenle benim çocukluğumdaki kitaplarımın nerelerde, ne durumlara düştüğünü hatırlamıyorum bile.

"Çocuğumla Her Güne Bir Dua" ise çocuklarımıza maneviyat duygularını aşılayabilmek adına içerisinde çok güzel kısa kısa öyküler var.Gerçi öyküler genelde aynı aile içinde, aynı çocuklarla geçiyor. Her durumda iyilik adına, başkalarını düşünmek, yardım etmek, başkaları içinde dua etmek, şükretmek ve maneviyata dair her konu da çok güzel öyküler. Bahsetmiş olduğum kitaplar çok güzel kitaplar. Tavsiye ediyorum. Çocuklara okumayı sevdirirken, güzel şeylerde öğrettiğine inanıyorum. İrem bu yaz iyi kitap okudu. Normal de hiç okutamıyordum. İnşaallah böyle devam ederiz. Aslında İrem'in de kütüphanesi kitap dolu ama asla okutamadım o kitapları.İlk fırsatta resimlerini çekip koyarım buraya da.Sevgilerimizle...Bol kitaplı günler herkese!..