29 Nisan 2009 Çarşamba

Fasulyenin Macerası...:)))

Canım kızım benim fasulye yetiştiriyor.Bol resimlerle sizinle de paylaşmak istedim. Günbe gün büyüdüğünü görmek beni bile müthiş heyecanlandırdı ki, İrem'in heyecanını tahmin edersiniz artık.
Hergün onları sulamış. Sulamış diyorum, çünkü ben işte iken kendisi fasulye yetiştirmeye karar vermiş. Evimizin Allah'a şükür her köşesi güneş aldığı için, sabah öğlen güneşin yönüne göre camdan cama yer değiştirmiş. Büyük sorumluluk doğrusu.

Ben önce öğretmeninin ödev olarak verdiğini düşünmüştüm. Öyle de değilmiş. Ama daha sonra okula götürüp öğretmenine de göstermiş. Öğretmeninin de çok hoşuna gitmiş.
Sabah kalktığımızda hergün hızla büyüdüğüne şahit olduk. Çok çabuk büyüdüler.
Bundan sonrası daha da heyecanlı. Aslında kıyamadım da. Keşke bahçemiz olsaydı da oraya toprağa ekseydik bu kadar emekten sonra. İrem'e "tatile yakın da böyle yetiştir. Anneannene giderken götürürüz. Anneannenlerin yazlıktaki evlerinin bahçesine ekeriz" dedim."Tamam" dedi.
Çocukken hatırlıyorum. Bende böyle birşey yapmıştım ama benim yetiştirdiğim fasulye bu kadar güzel büyümemişti ki.
Bu da yapraklarını vermiş hali ile. Bu resimleri bilgisayara yükledikten birgün sonra daha da büyümüştü.Mübarek sanki toprakta yetişiyor. Onunda resmini çekmiştim ama bu resimleri öncesinden yayına koymak için aldığımdan bu yazıya yetiştiremedim.Son halini de belki yayınlarım duruma göre artık. Bu yazıya ne başlık koysam acaba.Bir fasulyenin Günlüğü diyelim mi? Yok. Yokkk! Bir Fasulyenin Macerası!...Evet!..Bu!..

26 Nisan 2009 Pazar

İrem Resim Çiziyor:::)))


video

İrem'ciğimle bugün Minik kızımız öğlen uykusundayken birlikte mutfakta oturup sohbet ettik. Daha sonra hiç duramaz ya canım benim, "anne sana resim çizeyim mi?" dedi. Ben de "hadi çiz bakalım" dedim ve aklıma tabii bu çizim esnasında kayda almak da geldi. İşte şimdi kızımın çizimlerini canlı canlı görün derim.

15 Nisan 2009 Çarşamba

Kızımın Çizimleri...

Benim kızımın resim çalışmaları, daha bebekken duvarlara çizimiyle başladı. O duvarlardan kalem ve boya lekelerini çıkarırken neler çektim. Zaten çalışan bir insandım evin işlerine ancak yetişiyorken bir de duvarları temizlemek daha da bir eziyetti benim için. Şimdi aklı eriyor, duvarlara resim yapmıyor ama her taraf kağıt, müsfettelerle dolu. Hepsinde de binbir türlü resimler. Bazılarını saklamak için kaldırıyorum ama sonra bulamıyorum. Sanıyorum bazıları bodruma bazı eşyalarda inmiş olabilir. Bu resimlerde yine evi toplarken sağdan soldan çıkan kağıt parçacıkları. İnanır mısınız küçük not defterleri var ya, onlara kadar resim çiziyor. Hatta dün defterinden yazısını gösteriyordu. "Anne öğretmenim yazımı çok beğendi" diye. Bu arada dördüncü sınıfa gidiyor hala bir yazı oluşturamadı kendine. Biliyorsunuz şimdi çocuklar el yazısı ile yazı yazıyorlar. Yazıları da çok güzel ama bazen minik minik, bazen kocaman kocaman, bazen de normal yazıyor.Bende yazısına baktım. Bende beğendim. Kendisine de "bak işte bu yazın ideal bu ayarda yaz" dedim. Bu ara da defterini şöyle bir karıştırdım. Ara boş sayfalarda dolu dolu resimler. "Kızım yazı defterine resim çizilmez. Bunları öğretmenin görmüyor mu?" dedim. "Öğretmenimin haberi yok ki, görmedi" diyor.Yani çizmeden duramıyor benim kızım. Doğrusu bu benim de hoşuma gidiyor. Hem şimdi ki öğretmenler de o konuda anlayışlı. Çocuğun o içindeki çizme güdüsüne mani olmak istemedikleri gibi anlayış da gösteriyorlar.
Yukarıdaki resimde kız yatağında yatıyor.Yatağın duruş açısını nasıl vermiş görüyorsunuz değil mi?Kızın yatış pozisyonu, daha başka ayrıntılar. Tek gözünü kırpmış dans eden bir kız karşımızda yine. saç şekli, yüz ne kadar güzel.
Yine basit bir resim.
Kıyafetleri, dekoltesi, ayakları, ayakkabı fiziki ve estetik bütünlüğü vs... hepsi bir arada.Aslında çok daha net ve tefarruatlı resimleri de oldu ama tabii resimlerini çekip buraya koymak fırsatı bulamıyorum işte hemencecik.
hepsi kızlarını çizmiş ama bundan çok daha güzellerini çizmişti.Bu bana daha basit geldi.Diğer çizdiği hepsi kızlarından.hatta işyerimdeki bütün arkadaşlarıma çizmişti ve herkes panolarına asmışlardı.Gerçekten acele ile çizdiği o resimler bile bunlardan daha muhteşemdi.Neyse resimlerini çekmek istediğimde bunlar denk geldiği için burada ancakbunları yayınlamak kısmet oldu.
Bunlarda alışveriş yapan insanlar.Anne-çocuk tezgah başında,satıcı, sevgililer, yaşlı teyze...





13 Nisan 2009 Pazartesi

Kızımdan Annesine, Annesinden Kızına...

Canım Annem
.

Canım Annem
Sabahları öperek hoşçakal diyordun,
Gözlerin ışık saçıyor geziyorsun.
Seni seviyorum anneciğim,
Salladın beşik, beşik.

İyi, güzel,bembeyaz yüreğin var,
Temiz ellerin, al yanakların var.
Biricik annem,
Sen ve ben.

Bu şiirde geçen yıl anneler gününde Canım Kızım İrem'imin bana yazmış olduğu şiir.
Canım Kızım
CANIM KIZIM



CANIM KIZIM
Sevgi deryasında yüzen bebeğim,
Ömrüm boyunca seni seveceğim,
Sen bize hayat, sen bize cansın,
Gülen yüzün hiçbir zaman solmasın.

Tabii bende kendi duygularımı 4 mısralık dizelerde kızım için dile getirmeye çalıştım.

10 Nisan 2009 Cuma

Bizi Hiç Üzmez Kızımız..:)))

"Ben sizi üzmüyom de mi anne. Bebekken üzüyodum de mi. Ama simdi üzmüyoooom".
Kafasını iki yana sallayarak söylüyor. Dudaklarını öne uzatarak şımarıkça. O mimikler bizi bitiriyor tabii. "Ben büyüdüm artık abla odum yaaa."
"Bizde yaaa tabii tabii sen bizi üzermisin hiç. Az önce yaptığın yaramazlık neydi?"
"Hayıl ben üzmüyoom."
Sabahta ablasının boya çantasını aldı yanına.
"Ben okula didiyoom. Öğyetmen beni çağırdı yaaa!."
Peki o çantayı ne yapacaksın.
"Ödev yapıcam. Ben artık büyüdüm."
"Peki öğretmenin adı ne?" diye sordum.
"Bimiyoooom.... Öğyetmen, öğyetmen"
"Olur mu o öğretmenin de adı var. Sonra büyüyünce sen ne olacaksın?" diyorum.
"Bimiyooom."
Meslekleri tanımadığı için
"doktor mu olacaksın, öğretmen mi?" dedim.
"Öğyetmen olacağım" dedi.
"O zaman sana Deren Öğretmen diyecekler " dedim.

5 Nisan 2009 Pazar

Büyüyorum, eğleniyorum, öğreniyorum etkinliğinde şimdiye kadar birşeyler paylaşmak nasip olmadı. Şimdi etkinliğin konusu taşıtlarmış. Benim de yakın zaman da trafikde seyrederken minik kızımla ilgili diyaloglarım aklıma geldi. Sabah akşam minik kızımla birlikte trafiğe çıkıyoruz. Birgün akşam miniğimi aldım. Gidiyoruz. Kırmızı ışık yandı durduk.Önümüzde bir araba daha var. Kızım "önümüzden çekilsene be kardesim" dedi. Şok oldum.Y ani öyle bir cümleyi nereden öğrenmiş diye şaşırdım kaldım. Sonra öğrendim ki erkek yeğenimle araba oyunları da oynamışlar galiba. "Halacığım ben söylüyorum" dedi. Öyle söyleyince mesele anlaşıldı. Bende "anneciğim biz o arabadan dolayı durmadık. Bak şuradaki ışıkta kırmızı yandığı için durduk" dedim. "Durmazsak diğer arabalar bize çarpar" dedim.

1 Nisan 2009 Çarşamba

Deren'imin Hemsile Oyunu...

Derenim bugünlerde yeni oyunlarda öğrendi. Şimdi bu oyunlarından bazılarını yazacağım.
Oyun 1.
Ellerini birleştiriyor ve sizinde ellerinizi birleştirmenizi istiyor ve eller birbirlerine değdirilerek,
Aynen kendi dilince yazacağım kuzucuğumun;
Hemsile deldi (Hemşire geldi demek istiyor)
Hemsile deldi
Hemsile deldi.....
Bu hemsile deldi bayağı biii uzuyor. Çünkü bu arada da yüzünüze bakıyor muzip muzip gülerek. Yani şaşırtmaca yapıyor. Siz hala hemsile deldiye devam edeceğiz diye düşünüyorken birden işaret parmağının birini diğer avuç içine batırıyor ve
Cııııs
diyor. Yani hemşireler iğne yapıyorlar ya onu sembolize ediyor sanıyorum.
suuus
diyor.İşaret parmağını dudaklarına götürüyor.
Sonra da bir elini omzuna çapraz, diğer elini de diğer omzuna çapraz koyarken de,
Anne-baba-abla
Şimşek de ağla
diyerek o minik elinin parmak uçlarının iç kısmını öpüp
Adda
demesi beni bitiriyor. En çok bu elinin parmak uçlarını öpüp adda demesine bayılıyorum. Canım Benim...

Oyunu çocuklarınıza öğretmek isterseniz diye tekerleme kısmını kırmızı yazdım. Burada yazdıklarımızın aynı zamanda birbirimize de katkısı olduğu düşüncesi ile paylaşmak amacım.

İrem'in Şiiri...

Öğretmenler gününde kızım öğretmeni için şiir yazmıştı. Bende burada yayınlamak için almış ve saklamıştım ama daha sonra nereye koyduğumu hatırlayamadığım. Ancak yeni elime geçti. Aslında kızlarımın bloğunu amacına yönelik kullanamıyorum. Sıcağı sıcağına resim çekemiyorum. Ya da yazamıyorum. Bilgisayara yazamazsam bile elimde not defteri ve kalem bulundurup o an onu bari yapabilsem çok iyi olur ama işte benimde özürüm bu. Neyse şiiri yeniden kaybetmemek için burada arşivlemek adına yayınlıyorum.

Öğretmenim
Sabah uyandım okula geldim,
Günaydın öğretmenim,
ABC' yi senden öğrendim,
Teşekkürler öğretmenim.

Gül gibi,
Çiçek gibi,
Sizi çok severim,
Canım Öğretmenim.

İREM