30 Mart 2009 Pazartesi

Benim becerikli, biraz da muzip kızım entellektüel bir gözlük yapmış. Önce buzdolabının kapağına mıknatıs ile tutturmuş. Daha sonra arkadaşı geldiğinde arkadaşı ile gözlerine takıp şirinlikler yaptılar, bende her zaman akıl edemediğim fotoğraf çekme işlemini gerçekleştirebildim bu sefer.

23 Mart 2009 Pazartesi

Deren'im de Büyümüş...

Son günlerde kızlarımla ilgili bloğuma birşeyler yazamıyorum.Aslında o kadar çok güzel şeyler yaşıyoruz ve daha çok gelişmeler var ki, ancak sıcağı sıcağına aktaramadığım için daha sonrasında da unuttuğum için yazacak birşeyler bulamıyorum bu yüzden.

İrem'ciğimin nasıl büyüdüğü ile ilgili birşeyler yazmıştım. Ancak Deren'ciğime henüz fırsat olmadığı için yazamadım. Bebeğim şu an 2 yıl 10 aylık.Artık herşeyi konuşuyor.İlginç yorumlar, ilginç fikirler, bizi şaşırtan davranışlarla gerçekten büyümüş benim minişim diyoruz. Bu günlerde defalarca "anneee ben seni seviyooom" ya da biz severken falan "annee ben seni üzmüyoom de mi?" oluyor. O kadar tatlı, sevgi dolu, içten, bir o kadar da muzur ki benim tatlım. Allah herkesin yavrusuyla birlikte sağlıklı, hayırlı, uzun ömürler versin. Bebekliğinde çok sakin, uysal bir bebekti.Görenler de ne kadar sakin ve huzurlu bir bebek derdi. Kucağımızda sakin, keyifli, sessiz sessiz etrafını izlerdi. Yaz çocuğu olduğu içinde incecik bodylerle o sakin görünümün yanında sevimliliği, bebeksi güzelliği daha da bir dikkat çekiciydi. O sene tatil yapamayacağımızı düşündüğümüz halde en rahat tatil ve yazımızı da geçirmiştik. İrem' e nazaran Deren' i daha rahat büyüttük. Deren İrem'e göre daha şanslı idi. Birlikte 6,5 ay geçirdik. Ek gıdalara geçince annemlerde yazlıktan geldiğinden ben işe başladım. Her anın tadını çıkardık. İrem' de kardeşinin varlığından son derece hoşnut idi. Ama ne zaman büyüdü, ilgi ve alakayıüzerine toplamaya başladı, hakimiyeti ele geçirmeye başladı, o zaman ablasının kıskançlıkları kendini göstermeye başladı. Hala da abla ile didişip dururlar. Ablasına pek rahat verdiği de söylenemez. İrem beni örnek alıyor, minişimiz de ablayı. Ablasının eşyalarını kullanmak istiyor. Onun kitaplarını, defterlerini, kalemlerini, giysilerini, gitarını hepsini de ele geçirmeye çalışıyor. Ona da ablasının sahip olduğu şeylerin Junierını almaya çalışsak da dönüp yüzlerine bile bakmıyor. Bazı konuşmaları hala kendi bebeksi dilince anlatsa da, artık o kadar güzel konuşuyor ki, bazen söylediği şeylerle bizi bile şaşırtıyor. Aslında o şaşkınlığımız anında eşime de bu tam yazmalık diyorum ama sıcağı sıcağına yazamadığım da da unutup kalıyorum. Aklıma gelirse de ilk fırsatta yazacağım. Bu arada bazı tekerlemeler, şarkılar da öğrenmiş onları da söylüyor. Sayı sayıyor...

9 Mart 2009 Pazartesi

Nasıl Büyüdüler ki, Anlayamadım Bile....

Sevgili Semra (SMİLENA) ve sevgili Dilek (Meleklerim ve Ben) beni "çocuklarınızın büyüdüğünü nasıl anladınız?" konusunda mimlemişlerdi. Nerdeyse unutmuşlardır. Çünkü çok uzun zaman oldu ve doğal olarak geciktirdim tabii ki.Bundan dolayı da kendilerinden özür diliyorum.Konu tabii ki insanı şöyle bir geçmişe yolculuğa çıkardı beni de. Gerçi bu konu ile ilgili duyguyu her an yaşadığımız oluyor.O nedenle anlatmaya başlıyorum.

Kızlarımın büyüdüğünü anlayamadım ki. Zaman su gibi akıp gitmiş. Bir bakmışım ki, İrem’ciğim genç kız olmuş.Boyuma yetişmesine az bir şey kalmış neredeyse. Ruhu çocuk olsa da. Deren'ciğim de sen ne zaman doğdun da, bizimle birlikte tartışıyorsun da, bize laf yetiştiriyorsun. “ Anneciiim ben seni üzüyooom mu?” diye soruyorsun. Hele ki İrem’in son üç yıldır büyüdüğünü sanki hepten kaçırdım gibi geliyor bana. Deren’ciğim doğmadan önce ilgimiz sadece İrem’ e idi. Ancak Deren doğduktan sonra ister istemez ilgi yarı yarıya indiği gibi , fazlası da doğal olarak Deren’e kaydı. İrem’in ilk üç senesini de ben bankada çalıştığım yıllarda kaçırdım. Doğduktan üç ay sonra ben işe başlamak zorunda kaldım.Çünkü banka da işimiz çok yoğundu. İzin verilmiyordu. Ama bir yaşına gelinceye kadar elimden geldiğince kendim de beslemeye çalıştım.Allah’tan çalıştığım şube evime yakındı.Üç yaşına kadar İrem’e annem baktı.Çok hareketli bir çocuktu ve annemin zorlandığını fark ettiğimde bankadan ayrıldım.İlk dokuz ay evde beraber olduk.O zaman İrem’le ilişkimiz daha da gelişti. Oysa bankadayken bana karşı çok uzak ve hırçındı. Dokuz aydan sonra ben kurum değişikliği ile İrem’de kreşe başladı.Çok erken yaşta, çok güzel ve net konuşmaya başlayan kızım bebeklikten yana sosyal yönü güçlü olduğu için kreşe de çabuk uyum sağladı. Çok da güzel bir bebek ve cana yakındı. O nedenle her yerde kreşlerde dahi özel sevgi ile el bebek-gül bebek büyüdü.Çocukluğunda beslenme problemleri yaşadık.Şimdi ise beni biraz olsun yorsa da eskisi kadar sıkıntısı olmuyor.Hemen hemen her şeyi yiyor benim tatlı kızım. Şimdi gelelim nasıl büyüdüğüne.
İrem sürekli dağınık, iştahsız, yaramaz bir çocukken geçen yıl değil, ondan önceki yıl odasını toplamaya, odasında dekor değişikliği yapmaya, yemek yerken sorun çıkarmamaya, benim eşyalarımı da kullanmaya başlayınca inanamıyorum bu benim minik İrem’im mi demeye başladım. Artık kendi çoraplarını ayağıma olmuyor diyerek, benim kendim için almış olduğum henüz giymediğim çoraplarımı çekmecemden alıp, kendi çekmecesine yerleştirmiş ve giymeye başlamış.Benim body ve tşörtlerimi alıp giyerek karşıma çıkmaya başladığında da aynı duyguları hissettim .Kızım gerçekten büyümüş. Tşört ve bodylerim üzerinde dökümlü de dursa yakışmış ve genç kız havası vermiş. Bende beğendiğim bazı eşyalarımı bu duyguyu hissettiğimden beri saklamaya karar verdim. Nedeni ise bende hep annemin giysilerine, eşyalarına özenirdim. Annem de giyimi çok severdi. Çok değişik bugün bile hatırladığımda hala beğeni duyduğum hoş kıyafetleri vardı. İrem’de bende beğendiği şeyleri “anne bu benim olabilir mi” diye sorunca aynı şeyleri kızımda hissedecek diyerek saklıyorum. Ya da kullanmasına müsaade ediyorum. Ancak bazılarını da ileride diyerek erteliyorum. Bu arada sanıyorum konuyu uzattım. O nedenle ben bu konuyu iki bölümde anlatayım. İkinci bölümde de Deren’imi anlatayım. Son üç yılımız nasıl geçmiş bakalım?...
Hepimizin çocuklarına sağlıklı, hayırlı, uzun ömürler nasip etsin Cenab-ı Allahım. Amin...

Devamı Gelecek....

Not: kendi kendine resimler çekip, o resimlerin üzerinde bilgisayarda paintte kendince rütüşlar yapma gibi yaratıcılık ve keşifleri de büyüdüğünün göstergesi olsa gerek.