15 Ağustos 2008 Cuma

Görünmez Kazaların Devamı...

Dikiş atıldıktan sonra eve gittik. Alnı iyileşene kadar annem bizde kaldı.Bende işyerinden izin aldım bir hafta.Çünkü alnını bir yerlere sürtmesini istemiyordum.Alnı iyileşinceye kadar gözetim altında tuttuk.Yer yatağı oluşturup alnı tam iyileşene kadar ayağımızda sabahladık, oturur pozisyonda.Çünkü bizde derin bir uykuya dalarız, yavrumda yüzüstü döner, dikişler açılır diye bir hafta öyle idare ettik.Özellikle de beni istediği için gece gündüz ben oldum yanında.Gündüzde yanından hiç ayrılmadık.Hergün pansumana götürdük.Doktorlardan artık yavrum o kadar ürktü ki, onları görünce, ya da sevseler bile korkar oldu.Ama pansumanın acı vermediğini bildiğimiz için,pansuman sonrası doktor ağbi sana cici yaptı kızım diyordum.Evde ama doktorlardan sempati ile bahsediyordu. Doktor ağbi sana ne yaptı kızım dediğimde alnını eliyle göstererek ciciiiih diyordu. Ama onları gördüğü zamanda ortalı yıkıyordu.Film falan çekilirken neler çekmiştik.Kızım, canın acımayacak, ağbiler başının resmini çekecekler diyorduk ama nafile.Çok zor.Allah daha beterinden saklasın.Ama en azından doktorlara karşı sempati beslemesi iyi. Ablasıyla da çünkü doktorculuk oynuyorlar zaman zaman.Dokdok ağbi diyerek...

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Görünmez Kazalar...

Küçük kızımla bizi ne kadar zorlasa da eğleniyoruz. Çünkü 27 aylık ve istediğini yaptırmak için direnme döneminde.Buna rağmen sevimliliği hat safhada.Çünkü konuşmasını, derdini anlatmasını artık bayağı bir ilerletti.Çoğu kelimeleri net söyleyebiliyor.Söyleyemediklerini de benzetirkende çok sevimli oluyor.Mesela; Dokdok ağbi diye doktorlardan bahsediyor.

Başımızdan üç önemli sağlık sorunu geçti:

İlki 1,5 yaşında doğduğu hastanedeki rutin kontrol ve aşıları için doktora gittiğimizde kasık fıtığı olduğu söylendi.Bizde Büyük kızımın doktoruna da muayene ettirdik. Kesinlik kazanınca ameliyat oldu. Allah daha büyük sıkıntılar vermesin cümlesiyle beraber.Çok zor.Yavrum benim o kadar sıcak ve içten bir bebektir ki.Ameliyat için ismi anons edildiğinde, hemşirenin kucağına verdiğimde sanki gezmeye gidiyor gibi hiç ağlamadı.Dünyadan bir haber.Şu an bile yazarken o anı yaşıyorum.Biz ağlamıştık.Yavrum menmun bir şekilde hemşire ablasının kucağında içeri girmişti.
Ameliyattan sonra narkozun etkisi ile de inliyordu yavrum.

İkinci olayımızda akşam saat 18.00' de işten eve geldim.Yarım saat onlarla oturdum, ilgilendim.Eşim de 19.00' da eve geliyordu.Eşimin gelme saati yaklaştığı için mutfağa geçtim.Yemeklerim hazırdı.Onları dolaptan çıkarıp, ısıtmak için ocağa koydum.İşte tam o sırada kuzucuğumun ağlama sesine koştum ve kanlar içinde buldum.Ablasının odasına geçmişler.Tabii doğru dürüst yürümediği için hep koşturduğundan ayağı halıya mı ne takılmış.Banyonun kapısının mermer eşiğine alnı gelmiş.yani o daracık alana alnı nasıl isabet etti anlayamadım.Olacak işte.Evde kendimize göre birçok önlemler almıştık ama bu olaydan sonra annem bütün halıların uçlarını kalın paket bantı ile bantlamıştı.Hala da sürekli bantlamaya devam ediyoruz.Ayrıca banyonun o mermer eşiğine banyonun paspasını muntazam bir şekilde koydu.Büyüyene kadar evden çok çocuğumuzu düşünüp evi ona göre daha güvenilir hale getiriyoruz.Neyse, Ağlama sesine koştuğumda,kanlar içinde yavrumu bulduğumda ne olduğunu anlayamadım.Ablasına soruyorum o da görmedim diyor.Alnından yüzüne doğru kanlar akıyor ve ben başının içinde arıyorum.Yüzü kan içinde üstüm başım kan içinde.Ne yapacağımı şaşırdım.Karşı komşumun kapısını çaldık.Onlar cevap vermeyince annemleri aradım ve Deren' in biryerleri kanıyor çabuk gelin, hastaneye götürelim dedim.Yazık onlar da korkmuşlar.Onlar gelene kadar ben kanayan yeri görüp, elime dolabından geçirdiğim temiz bodyini alnına tuttum.Annemler geldiler.Annem kucağına alıp merdivenlerden inerken mam mam diyormuş, yavrum.Düştüğünü anlatıyor yani.Neyse hastaneye gittik,Röntgenler, tekrar iğne yapıldı,hafif narkoz verildi ve plastik cerrahı dikiş attı alnına...

Bu yazım uzun oldu.Devamını daha sonra yazacağım.Okurken sıkılmanızı istemem...

8 Ağustos 2008 Cuma

Minişim Beniim...:)))

Miniş kızımla diyologlar gittikçe hız kazandı. Artık öyle şeyler söylüyor ki, şok oluyorum. Geçen akşam yemek yerken, (sofradan önce hep o kalkar, zaten hiç de rahat durmaz ya,) doydum diyerek kalktı. Şaşırdım.çok şirine canım. Ben ona askıım diyorum. O da bana acciim diye karşılık veriyor.

-Kızım beni ne kadar seviyorsun? diyorum.
Ellerini iki yana iyice açıp, cüüüüü diyor. Çok demek istiyor.

bazen evin içinde bütün kıyafetlerini çıkarıp, öylece evin içinde dolaşır.Bende,
-Terbiyesiz çocuk derim. Oda sesini de incelterek,
-Bebiyesiz cocuk der.Çok şeker ya...
Kendisine seslendiğimiz zaman da,
-Deren,Askım, bebişim,
-Evediim (efendim) demesine de bayılıyorum.