12 Ekim 2008 Pazar

Yeniden Merhaba!

Uzun zaman oldu yazmayalı. Bazen üşendim, bazen de fırsat bulamadım. Fırsat bulduğum zamanlar da ise uzanmayı, internette gezinmeyi tercih ettim desem yalan olmaz. Evet. Kızlarımla ilgili duygu ve düşüncelerime virgül koyduğum yerden devam etmek istiyorum.

Küçük kızım Deren bana öyle düşkün ki.... Yemek yerken, oyun oynarken, düşüp bir yerlerini acıtıp ağlarken hep beni istiyor. Çöpleri atmaya aşağıya indiğimde bile beni arıyor. Hele hele sabahları bırakırken boynuma küçücük kolları ve minik bedeniyle öyle yapışıyor ki, sevgisinin ve bağlılığının büyüklüğünü orada görebiliyorsunuz. Onu o şekilde bırakıp gitmek aslında benim de içimi yakıyor ama çalışmanın da bir bedeli var. Hayatta her şeyin bir bedeli olduğu gibi. O bizim canımız, en küçüğümüz, sevimlimiz, neşe kaynağımız. Onu çok ama çok seviyorum. İyi ki var. İyi ki varlar.

Gelelim büyük kızım çimen gözlüme, Yani İremciğime. O da iyi ki var. İyi ki varlar. Geçen hafta öğretmeniyle görüştüm. İrem'den çok memnun olduğunu, derslerinin ve davranışlarının ise iyi olduğunu söyledi. İrem'le ilgili,duymayı özlediğimiz cümlelerdi bunlar. Çünkü geçtiğimiz yıllarda birazcık memnuniyetsizliğimiz vardı. Bu sene gerçekten iyi. Daha iyi olacağını düşünüyorum. Bu sene gitar kursuna da başladı. Kendisi istedi. Gitar kursuna birlikte gidip, geliyoruz. Sanatla uğraşması bizleri mutlu ediyor. Şüphesiz başarısını da etkileyecektir. Bu arada geçen hafta doğum gününü kutladık. ( 8 Ekim ). Ona almış olduğumuz hediyelere öyle sevindi ki sevinçten gözyaşlrını tutamadı. Hep birlikte duygusal anlar yaşadık. İnanamıyorum. Kızım büyüyor. Günden güne değişiyor. Bir ara ona bir kaç saniye bakıp "acaba bu benim minik kızım mı" demekten kendimi alamıyorum. Çok tatlı. Kıpır kıpır. Çenesi de çok maşallah. Gerçekten yıllar çabuk geçiyor. Her doğum günü sanki bir kaç gün önce yaşanmış gibi çok yakın ve sıcacık. Ama yılların önüne geçmek imkansız. Allah öncelikle herkesin çocuğuyla birlikte bizlerin de çocuklarına sağlık ve sıhhat versin. Onlar gerçekten hayatın tadı, tuzu, anlamı, neşesi kısacası hayatın kendisi ve herşeyi. Canım kızlarımı çok seviyorum. Önce Yüce Allah'a sonrada sevgili eşime onları bana verdiği için teşekkür ediyorum. Her şeyin gönlümüzce olmasını diliyorum. Görüşmek üzere...

5 yorum:

meleklerim ve ben dedi ki...

Mehtapcım,Rabbim yavrularımıza hayırlı ömürler versin inşallah.Amin.
Ben de bazen düşünürüm onlarsız nasıl yaşamışım ben bunca sene diye sanki hayatım onlar doğunca başladı.
Ben de çalıştığım için mecburi ayrılık yaşıyoruz ama haftasonları ne olursa olsun onları yanımdan hiç ayırmam zamanımı onlarla geçirmeye çalışırım.
Onlarsız bir hayat düşünemiyorum iyi ki varlar....

mehtap dedi ki...

Canım benim, aşkım benim ne de güzel yazmışsın duygularını.Seni çok ama çok seviyoruz.Sende iyi ki bizim hayatımızdasın.sevgiler canım.
Mehtap

mehtap dedi ki...

Dilekciğim canım merhaba.Öncelikle bu yazıyı eşim Tansel yazdı.senin söylediklerine de katılıyorum canım.Bende onlar hayat düşünemiyorum.Bi zamanlar annem küçük kızım yokken İremi bana bırakın tatilinizi rahat rahat yapın demişti.Eşimde anneme kendinden çok güvendiği için olur demişti.Çocuklarına düşkün olduğu halde ama ben vicdanen rahatsızlık duyup bırakmamıştım.Zaten işten dolayı birlikte olamıyoruz.Tatil bizim çocuğumla birlikte vakit geçirmek için güzel bir fırsat,oda yanımda olmalı deyip götürmüştüm.Çok hareketli çocuk olmasına rağmen.Allah cümlesinin çocukları ile sağlıklı,hayırlı,uzun ömürler versin.

Adsız dedi ki...

merhaba hepinize
İrem

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Canım, ne mutlu sana böyle tatlımı tatlı, akıllı kızlara sahipsin. Onlarda ne kadar şanslı senin gibi bir anneleri var. Allah nazarlardan saklasın canım. Maşallah. Çok öptüm sizleri.