17 Temmuz 2008 Perşembe

Üç Çiçek, Bir Böcek...

Image hosting by PHP4 Image Upload
Bıcırık benim ikinci kızım. Neden bıcırık bilmiyorum, ama bıcırık işte. Türk Dil Kurumunun sözlüğünde olmayan bir kelimeyi nasıl oluyor da bu kadar sempatik kullanabiliyoruz anlamış değilim. Ablasına da Pıtırcık diyenleri duymuştum... O da ilginç nereden bulunur, nasıl türetilir bu kelimeler şaşırıyorum.
Derem İmren ( Bıcırık ) adete kendini yedirmek için çaba gösteriyor. Mimikleri insanı eritiyor. Çat pat konuşması, kelimeleri gülerek tekrarlaması ayrı bir tat, ayrı bir zevk. İşten eve döndüğümde beni görünce babaaaaaa demesi yok mu. Ablasıyla birlikte hemen kapıya koşuyorlar. Bana tüm içtenlikleri ve saflıklarıyla öyle sarılıyorlar ki mest olmamak mümkün değil. Ablasından ne görürse onu yapıyor. Bu günlerde öyle yaramazlıklar, öyle muzurluklar yapıyor ki kendisine zarar vermesinden korkuyoruz. Çok hareketli. Herşeyi anlıyor. Konuşmalarımızın aralarında geçen kelimelerden tanıdığı kelimeleri yakaladığında hemen anlatmaya başlıyor. Örneğin geçenlerde midesini üşütüp hasta olan büyük kızıma mide bulantısı için "Markete gidip çubuk kraker alalım mı?" dediğimde hemen " mama, mama haaa, mama" demeye başlıyor. Sen nereden biliyorsun çubuk krakerin mama olduğunu. Kim öğretti veya nasıl öğrendin. Buna benzer o kadar çok şey var ki. Zaten öğrenme çok karışık bir süreçtir. İnsan neyi nasıl öğrenir, yıllarca araştırma konusu olmuştur. Öğrenme ile ilgili sayısız kuram ortaya atılmıştır. Bir çok yabancı psikolog, sosyolog ve eğitim bilimciler kendi çocuklarının gelişimlerini gözleyerek kuramlar oluşturmuşlardır.
Gelelim İrem 'e. O da çok tatlı. Ama bir olumsuz yönü var. Aşırı ısrarcı. Ona herhangi bir konuda bir şeyleri yapmayı söylediysen yandın. Gidiyor geliyor, istiyor. Sürekli söylüyor, hatırlatıyor ve acele ediyor. Kısacası bencil bir tutum sergiliyor. En çok kızdığımız yönü de bu zaten. Bir de isteği olmadan hiç bir şeyi yapmak istemiyor. Ama ne yapalım. Bu kızımız da böyle. Zaman içerisinde değişeceğine, olumsuzluğunun azalacağına inanıyorum. Ona güveniyorum. Benim güvenimden çok kendi özgüvenini kazanmasını istiyorum. Çünkü en çok ihtiyaç duyduğumuz şey belkide kendimize olan özgüvenimiz.
Deren seni mıncıklıyorum. İremciğim seni de o tatlı tebessümünü hatırlayarak yanaklarından öpüyorum. Bu arada sevgili eşime de en derin sevgilerimi yollluyor, benimle bloğunu paylaştığı ve bu etkinliğe katılmamı sağladığı için de ayrıca teşekkür ediyorum.
Bir böcekten üç çiçeğe sevgiler.... Sizleri çok seviyorum.......

3 yorum:

mehtap dedi ki...

Aşkım,ne iyi oldu değil mi?Sen zaten günlük tutmayı seversin.Bence bu blog bizim ortak dünyamızı yansıtacak ve ileride kızlarımız içinde,bizim içinde hoş bir anlamı olacak.Seni çok seviyoruz.iyiki bizim hayatımızdasın.Sevgiyle öpüyorum aşkım seni.

Oğlum Bekir Mert dedi ki...

Allah bu mutluluğunuzu bozmasın..
bir ömür boyu ailenizde ki bu sevginiz eksikmesin..

mehtap dedi ki...

Merhabalar,yorumunuz için teşekkür ederim.Allah cümlesine sağlık,mutluluk ve huzur versin inşaallah.Sizinde herşey gönlünüzce olsun.Sevgiyle kalın.